25/11/2009 · Kategori: Basin Aciklamalarimiz

25 kasım grev


Bugün Hizmet Üretmiyor, Taleplerimizi Kabul Etmesi İçin

Hükümeti Uyarıyoruz!

 

 Yüz  binlerce kamu emekçisi ülke genelinde bir gün iş bırakarak, uyarı grevi yapıyor, meydanlarda, alanlarda basın açıklaması gerçekleştiriyorlar.

 

 

Niçin grev yapıyoruz?

  • GREVLİ TOPLU İŞ SÖZLEŞME HAKKI KAZANMAK İÇİN
  • DEMOKRATİK BİR ÇALIŞMA YAŞAMI İÇİN, 
  • KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ve AYRIMCILIĞIN KALDIRILIMASI İÇİN, 
  • ÇOCUKLARIMIZA ONURLU BİR GELECEK BIRAKMAK İÇİN, 
  • ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK İÇİN, 
  • DEMOKRASİ, BARIŞ, ADALET İÇİN, 
  • KRİZİN BEDELİNİ ÖDEMEMEK İÇİN, 
  • GASP EDİLEN TOPLU SÖZLEŞME HAKKIMIZI KULLANMAK İÇİN, 
  • HERKESE GÜVENCELİ İŞ, ONURLU BİR YAŞAM, 
  • İNSANCA BİR ÜCRET İÇİN,  

Eğitim sen, sadece üyelerinin ekonomik, sosyal ve özlük hakları için değil; demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan demokratik haklar için de mücadele eden bir sendikadır. Bizlerin yüzyıllık mücadele deneyimizden ve kendi öz gücümüzden başka bir dayanağımız yoktur.

Herkese eşit ve parasız eğitim mücadelemiz, insanca yaşam ve demokratik bir Türkiye için yürüttüğümüz mücadele birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Üyelerimize yönelik her türlü baskı, sürgün ve cezalar bizleri yıllardır sürdürdüğümüz kararlı mücadeleden döndüremeyecektir.

Siyasal iktidarlar yıllardır kamuoyunu kamu emekçilerinin toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının olmadığı konusunda yanıltmışlardır, Anayasa’yı istedikleri gibi yorumlamışlardır.1980 askeri darbesinin ürünü olan 1982 Anayasa’sında bile kamu emekçileri için açık bir  toplu  sözleşmesi ve grev yasağı bulunmadığı halde 30 yıldır her iki hakkımızda engellenmektedir.

 

2004 yılında Anayasa’nın 90 Maddesinin son fıkrasına yapılan eklemeyle; Siyasal iktidarların uluslar arası sözleşmelere uyma yükümlülüğü vardır.

 

Türkiye tarafından 1992 yılında kabul edilen 1993 yürürlüğe giren Uluslar arası Çalışma Örgütü’ nün (ILO) 87 ve 98 sayılı sözleşmelerinde; çalışanların ve işverenlerin örgütleri tüzük ve yönetmeliklerini düzenleme, temsilciliklerini serbestçe seçme, yönetim ve etkinliklerini düzenleme, iş programlarını belirleme hakkına sahiptir. Ayrıca; yasalar, bu sözleşme ile ön görülen güvencelere zarar verecek nitelikte olamaz veya zarar verecek şekilde uygulanamaz.

 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11.Maddesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal  ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 6. Maddesi; Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın 28.Maddesi gibi uluslar arası temel belgelerde grev hakkımız güvence altına alınmıştır.

 

 

 

Yaşanan kriz sonucunda işsizlik ve yoksulluğun artması, kamu emekçilerini, işçileri, işsizleri, emeklileri, kısacası toplumun tüm kesimlerini olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Krizin geniş toplum kesimleri üzerindeki yıkıcı etkileri giderek artmakta, emekçilerin ve halkımızın sırtındaki yük gün geçtikçe ağırlaşmaktadır.

 

Çalışma ve yaşam koşullarımız giderek kötüleşmekte, satın alma gücümüz her geçen gün düşerken, tüm kamuda özellikle son yıllarda iş güvencesi ve sosyal haklar bakımından önemli hak kayıpları yaşanmaktadır. Bunların da ötesinde bugün kriz bahanesiyle sadece kazanılmış haklarımız değil, tüm halk kitlelerini ilgilendiren parasız eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hakkı başta olmak üzere, kamu hizmetlerinin tamamının ticarileştirilmesi ve özelleştirmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır.

 

Okul öncesi eğitimden yükseköğrenime kadar tüm eğitim sistemi, bölgeler, okullar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliklerin giderildiği, herkesin eğitim hakkından, eşit ve parasız olarak yararlanacağı ve kimsenin eğitim hakkından mahrum bırakılmayacağı bir şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bunun gerçekleşmesi tüm eğitim ve bilim emekçilerinin birlikte,  omuz omuza yürüteceği mücadele ile mümkündür.

 

Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, her adımın paralı hale geldiği bir eğitim düzeninde velinin de öğrenicinin de eğitimcinin de kendi haklarını elde etmesi mümkün değildir.

 

·        Okullara bütçeden yeterli ödenek ayrılmalıdır,

·        Tüm eğitim masrafları devlet tarafından karşılanmalıdır,

·        İşsiz ve yoksul emekçi ailelerinin çocuklarının insanca bir ortamda yaşayabilmeleri için ailelerin temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır,

·        Okullarda sağlık yönünden hijyenik bir ortamın sağlanması için ihtiyaç duyulduğu kadar kadrolu yardımcı personel istihdam edilmelidir,

·        Eğimdeki kadrolu istihdam dışındaki bütün esnek çalışma uygulamalarına son verilmeli, bütün çalışanlar kadrolu istihdam edilmelidir,

 

Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrenci ve velilerimizi de yakından ilgilendiren taleplerimizin gerçekleşmesi ancak hükümet ile yapılacak toplusözleşme ile mümkündür. Bu nedenle Hükümet artık kamu emekçilerini oyalamaktan vazgeçmeli ve toplusözleşme talebimize olumlu yanıt vermelidir.

 

Bugün, 25 Kasım’da, hizmet üretmeyerek hükümete sesleniyoruz; kazanılmış haklarımızın daha fazla gasp edilmesine sessiz ve tepkisiz kalmayacağız. Grev ve toplusözleşme hakkımızı çiğnetmemek için, krizin bedelini ödememek için, insanca yaşayacak ücret ve demokratik bir çalışma yaşamı için hizmet üretmiyoruz. Bütün eğitim ve bilim emekçilerini, öğrencilerimizi, velilerimizi sesimize ses vermeye, gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.

 

Eğitim ve bilim emekçileri, bugün olduğu gibi gelecekte de, öğrencilerinin, velilerin ve toplumun geniş kesimlerinin desteğiyle yürütmekte olduğu haklı mücadelesi ile geleceklerini masa başında karartmaya çalışanlara karşı en güçlü ve etkili yanıtı, örgütlü gücüyle vermeye devam edecektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

16/11/2009 · Kategori: Basin Aciklamalarimiz

basın ve kamuoyuna

 

SEVK ALMADAN, BİR GÜN İŞ BIRAKARAK UYARI GREVİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ..

     

 

Danıştay, Memurların İş Bırakmasından Dolayı Verilen Cezaları İptal Etti !

11 Aralık 2003 Tarihinde KESK'in yaptığı iş bırakma eylemine katılan üyelerimize verilen 1/30 maaş kesimi cezası Adana 2. İdare Mahkamesince "sendikal faaliyet kapsamında bir gün göreve gelmemenin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı DMK'nun 125. maddesinin C-b bendi kapsamında özürsüz olarak işe gelmeme fiilinin subuta ermediği gerekçesi ile dava konusu işlem iptal edilmiştir." şeklinde karar vermiştir. Hatay Valiliği İdare Mahkemesinin bu kararını temyiz etmiş ancak sonuçta Danıştay 12. Dairesi İdare Mahkemesinin kararını yerinde bularak valiliğin talebini ret etmiştir.

Daha önceki iş bırakma eylemlerinde idarenin verdiği cezalar yasalara uygun bulunmamış ve  iptal edilmiştir.

Buda göstermektedir ki, kamu çalışanlarının hem İLO sözleşmeleri, hem T. C. anayasası hemde idare mahkemeleri ve Danıştay'dan aldıkları karar doğrultusunda iş bırakma hakları bulunmaktadır.

Bizler 25 Kasım'da bu hakkımızı kullanarak Hükümeti uyaracağız. 25 Kasım'da tüm emekçileri, emekten yana olanları Bir Günlük uyarı Grevi'ne destek olmaya çağırıyoruz. 25 Kasım'da hayatı durdurarak hükümetin sesimizi duymasını sağlayacağız.

 

 

25 Kasım  günü yapacağımız grev ile ilgili tüm üyelerimizle 18 Kasım 2009 Çarşamba günü saat :16.00 da Merzifon Halk Eğitim Toplantı Salonu  bilgilendirme toplantısı yapılacaktır.Tüm Üyelerimizin katılımını bekliyoruz.

 

 

Toplantı tarihi: 18 Kasım 2009

 

Toplantı yeri:   Merzifon Halk Eğitim Toplantı Salonu

 

Toplantı saati: 16.00

 

 

  EĞİTİMSEN MERZİFON TEMSİLCİLİĞİ YÖNETİM KURULU

 

 

  

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/11/2009 · Kategori: Basin Aciklamalarimiz

saglık


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2009 · Kategori: Basin Aciklamalarimiz

2010 Yılı Eğitim Bütçesi İhtiyaçları Karşılamaktan Çok Uzak!

         
2010 Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesi Rakamları

 

2010 yılında MEB’e bütçeden ayrılan pay, eğitimin artan sorunları ve öğrenci sayısı dikkate alınarak hesaplandığında, devletin artık kamusal eğitimin son kırıntılarını da gözden çıkardığını, eğitim sistemini kendi sorunlarıyla baş başa bıraktığını göstermektedir. Bu durumu bütçe rakamları ve bu rakamların yorumlanması ile değerlendirmek mümkündür. Eğitim bütçesi rakamlarının fonksiyonel dağılımına baktığımızda karşımızdaki tablonun çok daha kötü olduğunu görmek mümkündür.  

 

2010 Yılı MEB bütçe rakamlarına baktığımızda;

 

  • 2010 yılı için öngörülen Milli Gelir beklentisi 1 trilyon 28 milyar 802 milyon TL’dir.

     

  • 2010 yılı Eğitim Bütçesi, 28 milyar 237 milyon 412 bin TL olarak öngörülmüştür.

     

  • 2010 MEB Bütçesi, 2010 GSYH’nin %2,74’üne tekabül etmektedir.

     

  • MEB Bütçesinin %71’ini oluşturan 19 milyar 984 milyon TL sadece personel giderleri için ayrılmıştır. Eğitim bütçesi içinde personel giderleri artıyormuş gibi görünse de, çıkarılacak olan yeni personel yasası ile personel harcamalarının milli gelir içindeki payının giderek düşürülmesi hedeflenmektedir.

     

  • 2010 yılı için sosyal güvenlik devlet primi giderleri geçtiğimiz yıl 2 milyar 131 milyon TL iken bu yıl bu rakam 3 milyar 405 milyon 144 bin TL’ye yükselmiştir. Bu artışın tek nedeni SSGSS yasası ile sağlık ve sosyal güvenliğin hak olmaktan çıkarılmış olmasıdır.

     

  • Cari ve sermaye transferlerinden oluşan transferlerin toplam miktarı 2 milyar 373 milyon 934 bin TL’dir.

     

  • Mal ve hizmet alımları için ayrılan miktar ise 2 milyar 145 milyon 23 bin TL yani MEB bütçesinin % 8’i kadardır. 2009 bütçesinde mal ve hizmet alımları için ayrılan bütçe payının %10 olduğu düşünüldüğünde, % 2’lik düşüşün yaratacağı olumsuz sonuçlar eğitim sisteminde yeni sorunlar üretecektir.

2010 MEB bütçesine bakıldığında, tıpkı genel bütçede görüldüğü gibi harcamaların neredeyse tamamının zorunlu harcamalardan oluştuğu görülmektedir. 2010 Eğitim bütçesinin, önümüzdeki yıl eğitimin niteliğini yükseltmek bir yana, yaşanan gerilemeyi daha da hızlandırması kaçınılmaz görülmektedir. Öngörülen bütçe rakamlarıyla zorunlu harcamaların bile karşılanması zordur. Anlaşılan odur ki 2010 yılında eğitim sistemi geçmiş yıllarda olduğu gibi yine sorunlarıyla baş başa bırakılacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

3/11/2009 · Kategori: Basin Aciklamalarimiz

MERZİFONDAKİ YEMEĞİMİZE SAMİ EVREN'DE KATILDI



Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, ''25 Kasım'da iş yerlerinde üretimi durduracağız. Sokakta demokrasiyi savunacağız'' dedi.

Sendikal faaliyetler kapsamında Amasya'ya gelen KESK Genel Başkanı Sami Evren, Sanayi ve Ticaret Odası'nda üyelerle bir toplantı yaptı. KESK olarak iş yerlerinde bir takım çalışmalar yaptıklarını söyleyen Evren, ''Kendi üyemiz olsun ya da diğer sendikalara üye olsunlar onlarla görüşüp derdimizi anlatacağız. Çıkar birliğimizi koruyabilmemiz için birlikte davranmamız gerekiyor''diye konuştu. Türkiye genelinde örgütlü grevi düzenleyeceklerini ifade eden Evren, çalışanların kendi hak ve çıkarlarını koruma yöntemlerinden birinin grev olduğuna karar vermeleri ve sahiplenmeleri durumunda bunun gerçekleşebileceğini söyledi.

Evren, 25 Kasım'da iş bırakma eylemi yapmayı planladıklarını, şimdiden çok olumlu tepkiler aldıklarını, Kamu-Sen'in de aynı tarihte iş bırakacağını ilan etmesiyle iş yeri odaklı çalışmalarını daha da hızlandırmaları gerektiğini belirtti. Memur-Sen üyelerine de eyleme destek çağrısı yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, ''iktidar yandaşı olmanın sendikal hareketi güçlendirmeyeceğini'' dile getirerek, şöyle konuştu: ''Sendikalar siyasetten, siyasi partilerden, sermayelerden bağımsız olmak durumundadır. Bu eyleme herkesin destek vereceğine inanıyoruz. Çok ciddi zafiyetlerle yeni eğitim yılı başlamıştır. AKP iktidarının sendikal hareketi dikkate almasının tek koşulu bizim ortaya koyacağımız üretimi durdurma gücü ile ortaya çıkacaktır. Ancak o zaman hükümet geri adım atacaktır.''

KESK Genel Başkanı Evren, sözlerini şöyle tamamladı: ''25 Kasım'da eğitim öğretim duracak, öğrenciler okula gelmeyecek.Limanlar,demiryolları hizmet vermeyecek.Vergi toplanmayacak.Kısaca hayat duracak. Diğer işçi sendikalarının da eylemimize destek vermesi için görüşmeler yapacağız. 25 Kasım'da iş yerlerinde üretimi durduracağız. Sokakta demokrasiyi savunacağız. Böyle bir mücadele hakkının Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından anlamlı olduğunu düşünüyoruz. 25 Kasım mücadelenin bir başlangıcı olacaktır.''dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, ''25 Kasım'da iş yerlerinde üretimi durduracağız. Sokakta demokrasiyi savunacağız'' dedi.

Sendikal faaliyetler kapsamında Amasya'ya gelen KESK Genel Başkanı Sami Evren, Sanayi ve Ticaret Odası'nda üyelerle bir toplantı yaptı. KESK olarak iş yerlerinde bir takım çalışmalar yaptıklarını söyleyen Evren, ''Kendi üyemiz olsun ya da diğer sendikalara üye olsunlar onlarla görüşüp derdimizi anlatacağız. Çıkar birliğimizi koruyabilmemiz için birlikte davranmamız gerekiyor''diye konuştu. Türkiye genelinde örgütlü grevi düzenleyeceklerini ifade eden Evren, çalışanların kendi hak ve çıkarlarını koruma yöntemlerinden birinin grev olduğuna karar vermeleri ve sahiplenmeleri durumunda bunun gerçekleşebileceğini söyledi.

Evren, 25 Kasım'da iş bırakma eylemi yapmayı planladıklarını, şimdiden çok olumlu tepkiler aldıklarını, Kamu-Sen'in de aynı tarihte iş bırakacağını ilan etmesiyle iş yeri odaklı çalışmalarını daha da hızlandırmaları gerektiğini belirtti. Memur-Sen üyelerine de eyleme destek çağrısı yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, ''iktidar yandaşı olmanın sendikal hareketi güçlendirmeyeceğini'' dile getirerek, şöyle konuştu: ''Sendikalar siyasetten, siyasi partilerden, sermayelerden bağımsız olmak durumundadır. Bu eyleme herkesin destek vereceğine inanıyoruz. Çok ciddi zafiyetlerle yeni eğitim yılı başlamıştır. AKP iktidarının sendikal hareketi dikkate almasının tek koşulu bizim ortaya koyacağımız üretimi durdurma gücü ile ortaya çıkacaktır. Ancak o zaman hükümet geri adım atacaktır.''

KESK Genel Başkanı Evren, sözlerini şöyle tamamladı: ''25 Kasım'da eğitim öğretim duracak, öğrenciler okula gelmeyecek.Limanlar,demiryolları hizmet vermeyecek.Vergi toplanmayacak.Kısaca hayat duracak. Diğer işçi sendikalarının da eylemimize destek vermesi için görüşmeler yapacağız. 25 Kasım'da iş yerlerinde üretimi durduracağız. Sokakta demokrasiyi savunacağız. Böyle bir mücadele hakkının Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından anlamlı olduğunu düşünüyoruz. 25 Kasım mücadelenin bir başlangıcı olacaktır.''dedi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::