Amasya Eğitimsen Şube Başkanı Cüneyt KULA'nın Basın Açıklaması
76. MADDE ATAMALARI:
Sendikamız 657 sayılı yasanın 76.maddesine göre AKP’nin kadrolaşma ve eğitimi dinselleştirme amacı doğrultusunda Hüseyin Çelik tarafından yapılan yönetici atamalarından haberdar olur olmaz hukuksal girişimlerini başlatmıştır. Bu doğrultuda ilk davayı 31.3.2009 tarihinde Ankara ili Yenimahalle ilçesindeki Ümit Bilim Sanat Merkezi’ne İsmail Akbıyık’ın atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açtık. Bu davada yürütmeyi durdurma istemi hakkında henüz bir karar verilmedi. Bu süreçte başka davalarda açtık. Bilgi ve belgeler geldikçe bu davaları açmaya devam edeceğiz.
76.maddeye göre yapılan tüm atamaları yargıya taşıma kararlılığındayız. Üyemiz bile atanmış olsa bu fark etmeyecektir. Çünkü dava açılmadığında bu şekilde atananlar görevine devam edecektir. Bu yüzden her atamanın yargıya taşınması büyük önem taşımaktadır.
Amasya ilinde de bir okul müdürünün 76. madde ile atandığına dair çeşitli duyumlar aldık. Haziran ayı başında ilimizdeki tüm eğitim sendikaları başkanlarının katıldığı bir toplantı sırasında, Milli Eğitim Müdürü Sayın Necati Akkurt’ a 76. maddeye dayalı herhangi bir atama yapılıp yapılmadığını sorduğumuzda, kendisi cevaben böylesi bir atama yapılmadığını ve yapılsa dahi kamuoyuna bilgi verileceğini söylemiştir.Yetkililerce şu aşamada yapılması gereken iş , kamuoyuna bu konu hakkında net ve doğru bir bilgi vererek tereddütleri gidermek ve ortaya atılan iddiaları yanıtlamaktır.Bu olayla ilgili bilgi ve belgelere en kısa sürede ulaşarak gerekli hukuksal süreci başlatacağımızı buradan bir kez daha belirtiyoruz.
Eğitim işkolundaki tüm sendikaların aynı ilkeli tutumu göstermesini bekliyoruz ve bunun takipçisi olacağız. Eğitim emekçilerinin AKP’nin eğitim alanına yönelik bu saldırısını ortak ve kararlı bir duruşla boşa çıkaracağına inanıyoruz. Bu atamaların iptali için hukuksal çabalarımız devam edecektir.
Yurt geneli ve ilimizde bir yandan bu tür liyakatsız ve keyfi atamalar, görevlendirmeler yapılarak kadrolaşmada sınır tanınmazken , öte yandan da liyakatla atanmış ama idarenin kendi zihniyetine muhalif gördüğü yöneticiler üzerinde baskı kurma , gerekçesiz olarak görevden alma , sudan sebeplerle görev yerlerini değiştirme adı altında sürgün gibi atamalar yapılmaktadır.
Örnek verecek olursak;Şube Başkanımız Cüneyt KULA, Amasya-Merkez Hürriyet İlköğretim Okulu’nda, Ağustos 2008 döneminde yapılan Müdür Yardımcılığı atamalarında sınav puanlı olarak atanarak asil kadroyla müdür yardımcısı olarak görev yaparken, ‘ YARGI KARARI’ gerekçe gösterilerek (Bakanlık görüşü dahi yanlış yorumlanarak) yöneticiliği iptal edilmiş ve ardından eski görev yeri olan Uygur İlköğretim Okulu’na öğretmen olarak atanmıştı. Bu işlemlerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemli olarak açılan dava Samsun İdare Mahkemesinde devam etmektedir ve karar aşamasına yaklaşılmıştır.
Arkadaşımız, Müdürlüğün teklifi üzerine aynı okulda görevlendirme olarak yöneticiliğe devam ederken , 22/06/2009 tarihli bir onayla, hiçbir geçerli yasal ve idari gerekçe gösterilmeksizin görevlendirmesi iptal edilmiştir. Bu durumun kabul edilebilir bir yanı yoktur ve tamamen keyfiyet içermektedir. Kişiye göre işlem yapılmaktadır. Amasya-Merkez Hürriyet İlköğretim Okulu Müdürünün aynı günlerde emekliye ayrılması bir fırsat bilinerek mi arkadaşımızın onayı da eş zamanlı olarak iptal edilmiştir? Okulları fethedilecek birer kale gibi gören bir anlayışla karşı karşıya olduğumuz gerçeği gün gibi ortadadır.
( İlimiz okullarında görevlendirme yönetici olarak çalışan ve yıllardır asil kadro gibi görevine devam ettirilenlerin listesi de belgeli olarak elimizde mevcuttur.Çoğu eğitimcinin zaten bildiği bu özel tercihli isimler sırası gelince tarafımızdan kamuoyuna açıklanacaktır.)
İlerde, arkadaşımızın görevinin gerekçesiz olarak iptaliyle boşalan müdür yardımcılığı kadrosuna görevlendirme yapılması durumunda, idarenin taraflı davrandığı ve görevi kötüye kullandığından dolayı ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağımızı; ilgili işlemleri tesis eden görevlilerle ilgili maddi ve manevi tazminat talebi de dahil olmak üzere tüm yargı yollarına başvuracağımızı önemle belirtiyoruz.
BANKA PROMOSYONLARI’ nın bir an önce bağıtlanması için Mayıs ayında başlattığımız imza kampanyamız kısa sürede sonuç vermiş ve ihale komisyonu bankalara tekrar teklif mektubu vermiştir. Bu tekliflerin değerlendirilmesi 26 Haziran’da yapılacaktır.İsteğimiz, bu belirsiz durumun bir an önce giderilmesi ve eğitim emekçilerinin parasal işlemlerini yapmak için bankalar arası koşturmalarının sona ermesidir.Bankalarca verilecek tekliflerin birbirine yakın olması durumunda ,yurt genelinde en yaygın altyapı ağına sahip olan bir bankanın tercih edilmesi ve önümüzdeki günlerde tatile girecek olan eğitim emekçilerinin sıkıntılar yaşamasının önüne geçilmesi en doğru tutum olacaktır.
12-22 HAZİRAN BİLİM ŞENLİĞİ PROJE STANTLARI uygulamasında geçen yıldan beri titizlikle takipçisi olduğumuz taleplerimiz, çabalarımız sonunda kısmen karşılanmıştır.(Ek ders , yemek ,yol ücretleri, ulaşım v.b.) Merzifon ilçesinden katılanların ulaşımda sorunlar yaşadığını ve yemek ücreti almadıklarını öğrendik. Gümüşhacıköy ilçesinden katılan arkadaşlarımızın 19 Haziran Cuma gece yarısı 01:00 saatlerine kadar , stantlarının İlçe Milli Eğitim Müdürü emriyle kapattırılmadığı haberini alarak yanlarına geldiğimizde olayın doğruluğuna şahit olduk.Bu arkadaşlarımızın 1 saat yol gideceği de düşünüldüğünde yetkilinin bu keyfi tutumunu anlamak mümkün değildir.Öğretmenler birer kapıkulu askeri değildir ve zaten bu verilen de asli görevleri dışındadır .Saptadığımız bu gibi aksaklıklar için yetkililerden açıklama bekliyoruz.
KRİZ KAMPANYALARI :Bir süredir çeşitli sermaye ve işveren örgütünün krizle sözde mücadele adına ve aslında patronların kendi yarattıkları krizden onları kurtarmak için başlattıkları bir kampanyayı esefle izliyoruz.EVE KAPANMA PAZARA ÇIK, TÜKETİYORUM, GÜCÜNE GÜVEN gibi çok dahice! sloganlar kullanılan bu kampanyada son gücünü tüketen, borç kıskacında sıkışmış halktan pervasızca harcama yapmaları istenmektedir. Buraya kadar şaşırmadık. Fakat asıl facia şu ki; kendini emek örgütü, İşçi –kamu emekçisi konfederasyonu diye adlandıran TÜRK İŞ , HAK İŞ , KAMU SEN gibi örgütler de bu sermaye ver patronlar kulübü temsilcileriyle el ele kol kola aynı kampanyaya cansiperane destek vermekten zerrece çekinmiyorlar.İş meydanlara çıkıp hak aramaya,grev kararlarını işyerlerinin kapılarına asmaya, kamuda tıkanan Toplu iş sözleşmelerinde dayatılan %3 ‘lük kölelik zamlarına ve Memurların Toplu iş Sözleşmesi hakkını elde etmek için işçi ve emekçileri birleştirmeye gelince nedense hiç sesi çıkmayanların, kapitalist örgütlerle yan yana can cana halkla alay edercesine krizsavarlık yapmaları aslında onların niyetlerini en iyi teşhir eden samimi eylemleridir.
Eğitim Sen’ in 3-4-5 Haziran da yurdun dört köşesinden Ankara’ya başlattığı ve Ankara da Bakanlığın Önüne gelene kadar faşizan bir şiddetle engellenmeye çalışılan fakat kitlenin kararlılığıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na ulaşılan TİS VE Grev talebi Yürüyüşü ve KESK’in 20 Haziran da TİS ve Grev hakkı için Başbakanlık önünde yaptığı çağrılar kimin ne için mücadele ettiğinin açık göstergeleridir.Genel Grev-Genel Direniş dalgası kapıdadır Önümüzdeki yakın süreçte sınıf mücadelesinin ısınmasıyla, kimlerin mum gibi eridiğini kimlerin kitlelerle buluşup hak aldığına hep birlikte şahit olunacaktır.Gün; patronların yarattığı krizin faturasını ödememek için alanlarda,grevlerde birleşmek ve sermayeye yarattığı krizin yüklü bedelini ödettirme günüdür.
Gün: işçi-memur-köylü ve kriz mağduru halkımızın birleşerek insanca ve kardeşçe yaşayacağı demokratik ve tam bağımsız bir Türkiye’yi kurma günüdür.
EĞİTİM SEN AMASYA ŞUBE YÖNETİM KURULU






